Showing posts with label aşure. Show all posts
Showing posts with label aşure. Show all posts

Thursday, November 20, 2014

PEKMEZLİ KARABUĞDAYLI AŞURE



PEKMEZLİ KARABUĞDAYLI AŞURE

Glutensiz yemek yemeye mahkumsanız güzel bir tarifim var :) ya da buğdaya alerjiniz varsa ;)

Canım feci derecede tatlı çekerken internette karabuğday aşuresi tarifini gördüm. Karabuğday gerçekten kısa sürede haşlanıyor; buzluğumda haşlanmış nohut ve kuru fasülye hazır bulunduğu için kısa sürede tatlı krizime ekonomik bir çözüm getirebilirim diye düşündüm. Karabuğday ile aşure tarifini buradan gördüm; ama ben kendime göre bir uygulamaya gittim: şeker yerine pekmezle tatlandırdım aşuremi. Bu şekilde aşurenin rengi koyulaşıyor ancak süt de eklediğimiz için renk problemini nispeten çözmüş oluyoruz. Haşlanmış nohut ve kuru fasülyeyi göz kararı ekledim ancak belirttiğim ölçüler civarında oldu. 

Karabuğdayın kendine has bir tadı var; bu doğru ancak karabuğdayı haşlama aşamasında attığımız karanfil bu tadı çok güzel bir şekilde dengeliyor diye düşünüyorum. Alışılagelmiş aşurenin tadıyla birebir aynı olmasa da bence son derece yakın. Yazının başında da dediğim gibi sağlık konusunda bazı kısıtlamaları izlemek durumundaysanız da denemenizi tavsiye ederim. 

Sunday, November 2, 2014

KEŞKEK ÇORBASI


KEŞKEK ÇORBASI
Bu tarif Belçika’dan arkadaşım Gülderen’den. Zonguldak’ta aşure mevsiminde yaparmış annesi onlara bu çorbayı; memleketlerine özgü bir aile geleneğiymiş. Normalde Kurban Bayramı’nda hazırlanan kuru kıyma ile yaptıklarını söyledi. Kuru kıymayı ben daha önce hiç duymamıştım ancak anladığım kadarıyla kavurma gibi uzun vadede tüketmek için kuyruk yağı ile hazırlanıyor. Kavurmaya benzer mantıkta bir et çeşidi olduğu için ve keşkek çorbasının tadını bilmediğim için çorbamı kavurmayla yapıp yapamayacağımı sordum ve olur cevabını aldıktan sonra işte hemen tarif burada :) 

Ben tarifi sanki çorba ayrıca yapılıyormuş gibi anlattım; belki aşure ayından başka bir zamanda yapmak isteyen olur diye. Ancak işin esprisi aşure için bakliyat kaynatılırken ve bakliyat suda iyice özdeşleşmişken çorba olarak tüketmek istediğin bir kısmını ayırarak yapmakmış. Ayrıca belirtmeye gerek var mı bilmiyorum ama belirtelim: tabii ki aşurenin şekerinin ve yemişinin katılmasından önce ayrılırmış keşkek çorbasının bakliyatı ve suyu. Bu yüzden ölçülendirmeye çalışsam da bir yandan da eklediğiniz suyun ve bakliyatın miktarının göz kararı olacağını unutmayın. 

Ve tadı: Biz gerçekten çok beğendik. Çok doyurucu, çok bereketli. Keşkek tadı var bildiğin :) Ben keşkeğin tadını sevsem de çok doyurucu olduğu için bir kaç kaşıktan sonra tıkanıp kalanlardanım. Ancak bu şekilde sulu olarak tüketmek çok daha kolay geldi bana. Herkese tavsiye ederim. 



Friday, December 7, 2012

AȘURE



AȘURE
Bir çok insan gibi biz de aşureye ayılıp bayılıyoruz. Hele ki eşim. Bir kaç gündür şehir dışında olduğu için ona çok sevdiği aşure ile hoşgeldin demek istiyorum :)

Gelelim tarifle ilgili yorumlara: Başarılı aşurenin yolu buğdayın pişmesinden geçiyor.  Bir gece öncesinden suda bekletip daha sonra uygun miktarda su ile düdüklüde pişirip nişastasının ortaya çıkmasını sağlamak gerekiyor ki kıvamı ortaya çıksın. Nişasta ekleyerek yapılacak birşey değil yani.

Ben bu sene bir de ilk defa azıcık bir gül suyu ve azıcık bir damla sakızı ekleyerek tatlandırdım. Bu tatlar cidden iddiali ve kuvvetli aromalar oldukları için miktarlarını gerçekten çok az tuttum. Kesinlikle saraylara yaraşır bir aşure yaptığımı düşünüyorum :) Bundan sonra aşureyi bu şekilde yaparım elden geldiğince. Elma kurusu, kuru incir vs gibi kuru meyveler de ekleme alışkanlığım pek yok açıkçası. Elinizde bunlardan varsa kuru kayısı ile aynı işlemden geçirip en son bunları ekleyebilirsiniz. 

Lafi uzatmadan tarife geçelim: