Tuesday, March 22, 2016

DANA DİL SÖĞÜŞ


DANA DİL SÖĞÜŞ
Herkese merhaba,

Sakatat tariflerine devam. Dil ile ilgili bir kaç tarif daha paylaşmak var aklımda ancak öncelikle en temel tarifle başlayalım.  Soğuk başlangıç olarak, akşam yemeğinde az ama öz birşeyler arayışınız varsa ideal :)

Saturday, March 12, 2016

EV YAPIMI TAZE PEYNİR (LABNE)


EV YAPIMI TAZE PEYNİR (LABNE)
Herkese merhaba, 

Bugün blogda taze peynir tarifi var. Ya da nam-ı diğer labne. Labne peynirini çok seviyorum. Tadı hem süzme yoğurttan hem de peynirden çok daha yumuşak olduğu için yemesi çok güzel geliyor. Mezelerden, sabah kahvaltısına ve cheesecake gibi bir çok alanda da tüketmek mümkün. Ben kendi yaptığım labne ile bir cheesecake yaptım ve onu da çok beğendim; o tarifi de arşivden bulabilirsiniz. Labne bizim dilimize Araplardan geçmiş zira Lübnan mutfağında süzme peynire labne deniliyor. Belçika’da da buna benzer, taze peynir dedikleri ürünler var. 

Benim paylaşacağım tariften elde edeceğiniz peynirin tadı market ürünlerininki kadar krem peynirimsi değil; market labnesi ile süzme yoğurt arasında bir tadı var, süzme yoğurttan daha çok, labneden daha az yumuşak olabiliyor. Farkı da tarifle ilgili notlar kısmında anlattım. Labneyi kullandığınız herşeye bu peyniri de gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.  

Friday, March 11, 2016

BAHARATLI NOHUT ÇEREZİ


ATIŞTIRMALIK NOHUT
Ben atıştırmalık nohutlara bayıldım! Baharatlı atıştırmalık ihtiyacınızı paket cipslerden gideriyorsanız bilhassa, ya da akşam televizyonun karşısında birşey atıştırmadan duramayanlardansanız muhakkak tavsiye ederim. Baharatlı olmasına rağmen de rahatsız etmediği için mis gibi yeniyor :)

Thursday, March 10, 2016

FRANSIZ USULÜ BEYİN SALATASI – SAUCE GRIBICHE İLE


FRANSIZ USULÜ BEYİN SALATASI – SAUCE GRIBICHE İLE
Herkese merhaba, 

Dünki yazımda Türk mutfağından beyin salatası tarifini paylaşmıştım. Ve bu ülkenin mutfak kültüründe aslında sakatların da kaybolmaya yüz tutsa da kendine has bir yeri olduğunu anlatmıştım. Sakatatlar sadece Türk mutfak kültüründe değil Fransız mutfak kültüründe de inanılmaz önemli bir yere sahip. Fransızların soğuk başlangıçlarına dahil sakatatlar da. Ben açıkçası Fransa’da böcekgillerden ve kabuklulardan yedim ancak sakatat yediğimi hatırlamıyorum; yazık olmuş diyorum :) Biricik gurmemiz Vedat Milor’un yazdıklarını takip ettiğim kadarıyla da sakatatlar en iyi Fransa’da yapılıyormuş. Bu ülkede sakatat gurme işi olarak görülüp dünyanın önde gelen şeflerinin sakatatlara menülerinde yer verdikleri ve bu yüzden de biraz zengin kesimin zevkine dahil olan bir hayvansal gıdaymış. Ben de bu yüzden elimdeki dana beyinle bir de Fransız usulü bir tarif oluşturdum. Bu tarif aslında sadece beyin ile değil de dananın yanağı, dili ve beyni ile yani “kelle” olarak tabir ettiğimiz kısmıyla hazırlanıyor. Haşlama şekli neredeyse aynı, biz sirke ile haşlıyoruz, Fransızlar da limon suyu ile. Ancak onlar sirkeyi yanında sundukları sosta kullanıyorlar. 

Wednesday, March 9, 2016

BEYİN SALATASI



BEYİN SALATASI
Herkese merhaba, 

Bu yazımda beyin salatası üzerinden aslında sakatatlardan da bahsetmek istiyorum. Sakatatlar sokak yemeği olarak, ailecek yapılan pazar kahvaltılarında, salaş lokantalarda, meyhanelerde ya da yoğun alkol tüketilen gecelerin sabahlarında bu memleketin enfes yemek kültürüne ait. Ancak çocukluğumu düşününce unutulmaya da yüz tutuyor gibi. Benim kendi çevremden gözlemlediğim en azından evlerde daha az yapılıyor; sakatat yerini kıyma ve parça vs. gibi et ürünlerine bırakmış gibi. Nedendir bilmiyorum. Halbuki iyi temizlenmiş ve hazırlanmış sakatatın aslında son derece faydalı olduğunun altını ısrarla çizen beslenme anlayışları var. Ben sağlıkçı ya da bilim adamı değilim ancak eskiden beri yemek kültürümüzde olan bir şeye karşı suni gerekçelerle ön yargı yaratıldığını düşünüyorum. Totali ele alırsak Türk halkı yıllar içinde daha iyi beslenmiyor bence; bunun en güzel kanıtı ise sayısı gittikçe artan kalp hastalıkları, obezite gibi bilimum hastalıktaki artış. Yanlış anlaşılma da olsun istemem; her şeyi ölçüsünde yedikten sonra her besinin faydasını görebileceğimize ve beslenmemizde de çeşitlilik sağlayacağımıza inanıyorum ve bence bu açıdan sakatat da ölçüsünde tüketildiğinde değerli bir besin grubu. Beni rahatsız eden aslında eski köye yeni adet getirilmesi ve aslında güzel olan alışkanlıklarımızın da maalesef bize pek de iyi gelmeyenlerle suni bir şekilde değiştirilmesi. 

Monday, March 7, 2016

TEKILA – LIME CHEESECAKE


TEKILA – LIME CHEESECAKE
Herkese merhaba, 

Şimdi size yapımı son derece pratik, yumurta tadı baskın olmayan, ve yumurta tadını bırakın aslında son derece zengin bir tada sahip bir cheesecake tarifi veriyorum. Misket limonun tadına zaten bayılırım ama cheesecake içinde resmen şaha kalkmış misket limonun ekşisi :) 

Benim için bu cheesecake’i özel ve bu denli lezzetli kılan şeylerden biri de kendi yaptığım labne peynirini kullanmış olmam. Tabii yine marketten alınan labne ile de sonuç alırsınız. Alkol kullanmıyorsanız tariften çıkartıp onun yerine 1 misket limonunun suyunu ve rendesini de ekleyebilirsiniz; ancak ekşisini baya arttırmış olursunuz – ben böyle denemedim henüz ama severim, ve yakıştırırım diye şünüyorum:) Alkol tadına gelince, tam kararındaydı, ne peynirin tadını ne de misket limonunun tadını bastırıyordu; tam tersine bu üç tat da birbirini çok iyi dengelemişlerdi. Pek tatlı yapan birisi olmasam da bu tatlıyı daha sık yapacağımışünüyorum :) 

Thursday, March 3, 2016

ELMALI TRİLEÇE


ELMALI TRİLEÇE
Herkese merhaba, 

İç kıymayan, çok az beyaz şekerle yapılmış ama tatlısı tam kıvamında, az unlu güzel bir trileçe tarifi veriyorum. Beyaz şekeri tamamen çıkartmış olamasam da bu ölçülerle nispeten sağlıklı ve güvenilir bir tatlı yaptığımışünüyorum; tatlı yapacaksak da sağlıklı olmalı mümkün mertebe tabii ki :) Ölçülere bakarsanız, ve diğer tariflerle karşılaştırırsanız bu ölçülerdeki şeker miktarı varla yok arası. Yumurtadan çok çekinmeye gerek yok ancak un miktarı da yumurta sayısına paralel olarak çok daha düşş oluyor. Bu ölçülerle fotoğrafta gördüğünüz miktarda trileçe elde ettim; dört kişilik bir aileye tatlıyı çok da bekletmeden yeterli geleceğini düşünüyorum. Normalde trileçenin üzerinde karamel sosu oluyor ama beyaz şekeri minimumda tutmaya çalışırken bir de yanmışından sos yapmak intihar etmek olurdu diye düşünerek  sosumu elma ile yaptım. Böylelikle de tatlıda kullandığım şeker miktarı önemli ölçüde az olmasına rağmen elmanın kendi doğal şekeriyle güzel bir lezzet yakalamış oldum. Keşke şu beyaz şekere de tümden bir çözüm bulunsa :)