Showing posts with label belçika mutfagi. Show all posts
Showing posts with label belçika mutfagi. Show all posts

Tuesday, July 26, 2016

HİNDİSTAN CEVİZLİ BEZE


HİNDİSTAN CEVİZLİ BEZE / CONGOLAIS
Ben bu tatlı Belçika’da öğrendiğim için kokosrotsjes (hindistan cevizi kayaları) şeklinde biliyordum ancak Fransız mutfağında “Congolais” şeklinde de geçiyor. Bizdeki ismi ise hindistancevizli beze; bildiğimiz mereng karışımına hindistancevizi eklenen ve son derece pratik olan bir hazırlama şekli. Çocuklarınıza ya da misafirlerinize kahvenin yanına hızlıca hazırlayabileceğiniz bir tatlı bu. 

Saturday, December 26, 2015

FELEMENK USULÜ YAHNİ

FELEMENK USULÜ YAHNİ
Herkese merhaba, 

Belçikalılara sorsanız mutfaklarının pek ahım şahım olmayan bi mutfak olduğunu söylerler alçak gönüllülükle; ve bi çok şeyin de Fransızlara ait olduğunu. Ama bu yemek birasıyla ve Belçika’nın Flaman bölgesinin kırsalına ait olmasıyla öz be öz Felemenk yemeği ve gerçekten ama gerçekten çok lezzetli. Yanına muhakkak patates kızartması olur. Ve güzel bir Belçika birası da eşlik eder. Oh mis. 

Tarifte birayı görünce şaşırmayın, nasıl Fransızların milli içkisi şarap et pişirirken devreye giriyorsa, Belçikalıların milli içkisi bira da bu şekilde yemeklere dahil oluyor. Açıkçası ben şaraptan ziyade eti bu şekilde daha lezzetli buluyorum. Bu arada tarifle ilgili notlar kısmında belirttim aslında ama buraya da yazayım: birayı pişirdiğimiz için içindeki tüm alkol buharlaşıp uçuyor ve geriye sadece biranın kattığı tat kalıyor.

Thursday, October 2, 2014

PATATESLI BÖRÜLCELİ SICAK SALATA


PATATESLI BÖRÜLCELİ SICAK SALATA
Bu tarife anlaşılır olmasıısından böyle bir isim verdim ancak orijinal isminin çevirisi "Luik salatası" ve Belçika’nın yerel mutfağına ait bir yiyecek. Luik Belçika’nın Fransızca konuşulan bölgesindeki en önemli şehirlerden birinin, Liège şehrinin, Flamanca ismi. Ve Flaman tarafında bu Luik salatası kışın sıklıkla yapılan ve tek başına öğün olarak tüketilen bir salata. Sıcak ya da ılık olarak tüketiliyor. Orada çalıştığım şirketin yemekhanesinde dönüşümlü olarak çıkan bu salatayı her seferinde afiyetle mideme indirmişimdir :) Bir süredir Belçika’da yemeği sevdiğim şeylerden çekiyor canım; pazarda börülceleri görünce “işte bu” diyerek hemen alıp yapmaya koyuldum :) İşin komik yanı eşim de ilk kez ben evde yapınca Luik salatası ile tanışmış oldu :)

Bu tarz bir salatanın malzemeleri aslında Kuzey Avrupa’da en sıklıkla kullanılan malzemeler. Orjinalinde tabii ki domuz pastırması (Bacon) kullanılıyor; ancak ben bizdeki Boşnak kuru etinden kullandım; sonuçtan memnunum. 

Sunday, March 23, 2014

PEYNİRLİ MANTARLI VE BULGURLU ISPANAK SALATASI


PEYNİRLİ MANTARLI VE BULGURLU ISPANAK SALATASI
Enfes ötesi bir tarifle karşınızdayım sevgili blog okuyucuları! Eğer canınız cidden değişik birşeyler yemek istiyorsa, değişik tatlar ve alternatifler peşindeyseniz bu salata tarifi tam size göre, eminim bundan :) 

İşin güzel yanı da şu: bu salata öyle doyurucu ki, başka birşeye de ihtiyaç duymazsınız yanında. Yanında bir kadeh şarapla misafir sofrasına da çok yakışacağına eminim! 

Tarifi Belçika televizyonundan bir yemek programını baz alarak oluşturdum; bazı malzemeleri evde olan malzemelerle değiştirdim. 


Thursday, January 24, 2013

BELÇİKA USULÜ FIRINDA HİNDİBA (JAMBONLU HİNDİBA GRATEN)



Hindiba
Hindibaya bayılıyorum. Sadece haşlayıp hiç birşeyle harmanlamadan da son derece lezzetli buluyorum.  Karanlıkta ve rutubette yetişen bu bitkinin son derece sağlıklı olduğunu da eklemek gerek. 
 
Daha önce kendi yorumumu getirdiğim bir felemenk usulü fırında hindiba tarifini burada paylaşmıştım. Şimdi yine aynı tarifi paylaşacağım; ancak bu sefer orjinal haline sadık kalarak. Amacım daha güzel fotoğraflamak idi ancak sakınan göze çöp batar hesabı mutfakta işe dalmış olmamdan dolayı üzeri biraz fazla kızarmış; neredeyse siyah hale gelmiş malesef :( Allahtan çabuk farkettim de sadece üstte ipince bir katman olarak kaldı; yemeği yanmadan kurtarmış oldum.  Yemek fotosu baska zamana artik...

Fırında hindibanın yanına Belçikalılar patates koyarlar genelde. Püre ya da haşlanmış patates. Ben pure yaptım. Ayrıca bir pure tarifi de geçsem iyi olacak. 

Malzemeler (2 – 3 kişilik)
6 adet orta boy hindiba

hindiba















Büyük boy hindi jambon (bkz. Tarifle ilgili notlar)
Tereyağı
Muskat rendesi

Beşamel sosu için:
Tereyağı
2 – 3 kaşık silme un
300 ml. Süt 

Üzeri için:
250 gr. Rendelenmiş kaşar 

Yapılışı

  1. Hindibaların dip kısımlarını ufak bir huni biçimde yapraklarını parçalamadan oydum. Düdüklümün buharda pişirme yöntemini kullanarak 15 – 20 dakika orta karar yumuşaklığa ulaşıncaya dek buharda pişirdim. Buharda pişirme yöntemi sizin için uygun değilse hindibaları haşlayabilirsiniz. Maşa yardımıyla hindibaların suyunu sıkarak bir kenara aldım.
  2. Tavaya tereyağını alıp bir damla da zeytinyağı damlatarak yağı ısıttım. Suyunu sıkmış olduğum hindibaları tavaya yerleştirerek üzerlerine çok az muskat rendesi serpiştirdim. Muskat çok baskın bir tada sahip olduğu için kontrollü gitmekte fayda var. Yapraklarına zarar vermeden arkalı önlü azıcık kızarmalarını sağladım.
  3. İki adet hindi jambonu uçları üst üste gelecek şekilde serip bir ucuna hindibayı yerleştirip yuvarladım ve fırın kabına yerleştirdim. Bu işlemi tüm hindibalar jambonlara sarılı olana dek tekrarladım.
  4. Daha sonra beşamel sosunu yaptım: hindibaları çevirdiğim tavaya bir miktar daha tereyağı ekleyip erittim. 3 kaşık unu da ekleyip kısık ateşte unun kokusu çıkana dek ama yakmadan tel çırpıcısı ile unla tereyağını karıştırdım. Unun topak topak oladuğunu göreceksiniz; bisküvi kokusu almaya başlayınca azar azar soğuk sütü ekleyerek çırpıcı ile hızlı hızlı karıştırmaya devam edin. Bu şekilde çırparak ve sütü ekleyerek ne çok katı ne çok cıvık bir sos hazırladım.
  5. Sosu jambonlara sarılı hindibaların üzerine gezdirdim. Üzerine rendelenmiş kaşarı gezdirip fırında üzeri kızarana dek pişirdim. 


1. adim - dip kisimlar
1. adim - hindibalari buharda pisirdim

2. adim - hindibalari tereyaginda çevirdim

2. adim - hindibalari tereyaginda çevirdim

3. adim - hindibalari jambona sardim

3. adim

4. adim - besamel sos

 4. adim

5. adim - kasar rendesini üzerine doktum



Tarifle ilgili notlar

  • Polonez marka 170 gr. Hindi jambon en ideal boyda göründüğü için almıştım; ancak lezzet olarak da son derece güzel çıktı; bu tarif için tavsiye ederim. 

Tuesday, December 25, 2012

FELEMENK USULÜ KEÇİ PEYNİRLİ VE İSLİ ETLİ BALKABAĞI ÇORBASI



keçi peynirli ve isli etli balkabagi çorbasi
Belçika’da sık sık yapılan kış çorbalarından biridir balkabağı çorbası. Hani bizim için kışın mercimek çorbası neyse balkabağı çorbası da Belçikalılar için odur: soğuk günlerde lezzetiyle her daim afiyetle mideye indirilen geleneksel bir çorbadır. Ben de açıkçası ilk kez Belçika’da tanıştım. Ne yalan söyleyeyim ilk duyduğumda biraz önyargı ile yaklaşmıştım ancak daha sonra Belçika’da neden bu kadar sevildiğini çok iyi anladım. Gerçekten çok lezzetli ve kışın ihtiyacınız olan enerjiyi veren bir çorba. 
 
Bu hafta sonu pazara alışverişe çıktığımızda eşim balkabağını görünce balkabağı çorbası rica etti benden. Ben de hem eşimi kırmamak hem bloğumda Belçika mutfağından da örnek vermiş olmak adına kolları sıvadım. 

Şimdi paylaşacağım tarif aslında geleneksel balkabağı çorbası tarifinin biraz dışına çıkıyor. Ancak basit bir kaç dokunuş ile hem bütçe yakmayan hem de son derece gastronomik bir lezzet vaat ediyor. Aslında son derece geleneksel bir tarif uygulayacaktım amma velakin geleneksel tarifin bir çok kere paylaşıldığını görüp Felemenk sitelerinde tarif araştırmaları yaptım. Sonuçta één kanalının yemek programının sayfasında denk geldiğim bu tarifi denemeye karar verdim.  

Ben gerçekten içmelere doyamadım. Keşke pişirme aşamasında mutfağı dolduran kokuyu burada efekt olarak siz bu satırları okurken fıs fıs verebilsem :) 

Bundan sonra eğer mevsimi ise kesinlikle misafirlerime sunmak istediğim enfes çorba tarifi oldu. 

Yeni yıl yaklaşıyor; değişik ve gastronomik bir lezzet sunmak isteyenler için kesinlikle tavsiye ederim.

Malzemeler (6 – 8 kişilik)
1 kg. soyulmuş balkabağı, küp küp gelişigüzel doğranmış olacak

küp küp balkabağı











2 adet havuç, soyulup halka halka doğrayın
3 adet kereviz sapı, gelişigüzel doğranmış

kereviz sapı











2 orta boy soğan, gelişigüzel doğranmış
1 diş sarımsak
2 tane kakule
1 – 2 kaşık tereyağı
1 – 2 damla (fazla değil) zeytinyağı
100 gr. Keçi peyniri, küp küp doğranmış ya da ezilmiş 

keçi peyniri














50 gr. normal beyaz peynir
4 – 5 adet maydanoz, resimdeki gibi sapı ile bağlanarak buket haline getirilmiş (eğer elinizde varsa buketinizi taze kekik ve defne de ekleyin; bende yoktu o yüzden sadece kurutulmuş defne yaprağı kullandım)

maydanoz buketi














1 büyük defne yaprağı
1 lt. Tavuk suyu
Tuz
Karabiber
Yeteri kadar sıcak su
Üzeri için: isli et (kuru et ya da boşnak eti adı altında marketlerde kolayca bulabilirsiniz), ince kıyılmış (tabak başı 2 – 4 dilim şeklinde hesap ettim)

kuru eti marketlerde bulabilirsiniz












Yapılışı:
  1. Tencereye yağı alıp ısıttım. Soğanları atıp, kısık ateşte 1 -2 dakika çevirdim.
  2. Kereviz sapını ve havucu atıp kısık ateşte kavurmaya devam ettim. Sarımsağı ekleyip bir iki kere daha çevirdim.
  3. Balkabağını ekleyip karıştırarak bir iki dakika boyunca daha çevirdim.
  4. Kaküle tanelerinin içindeki çekirdeklerini kullanmak için dışındaki kabuğu soyup çekirdekleri tencereye ekledim; bu halde bir iki dakika daha çevirdim. Kaküle ile balkabağının bu kadar yakışacağı hiç aklıma gelmemişti doğrusu. Ah mutfaktan yükselen enfes aromatik kokular :)
  5. Tavuk suyunu, maydanoz buketin (ya da buke garniyi), defne yaprağını ekleyip kapağını kapatıp kısık ateşte ağır ağır pişmeye bıraktım (maydanoz buketi ve defne yaprağını daha sonra çorbanın içinden çıkartacağınız için yüzeyde kalmalarına dikkat edin). Vaktiniz varsa altının tutmaması için ara ara karıştırarak bir saat de olabilir bu süre; çok vakit yoksa yarım saat de olabilir. Ne kadar uzun pişerse o kadar iyi. Ben bir saat kadar ağır ağır pişirdim.
  6. Sebzeler iyice yumuşayıp balkabakları dağılınca maydanoz buketini ve defne yaprağını çıkartıp blender yardımı ile püre haline getirdim. Bu aşamada ben bir litre kadar daha sıcak su daha ekledim; tavuk suyum daha fazla olsaydı tavuk suyu tercih ederdim. Göz kararı olarak siz de su miktarını bu aşamada tekrar ayarlama yoluna gidebilirsiniz.
  7. Küp küp doğradığım peyniri çorbaya ekleyerek blender ile püre haline getirmeye devam ettim.
  8. Kısık ateşte bir taşım daha kaynattıktan sonra çorba aslında hazır hale gelmiş oluyor. Tuz ve karabiber ile tatlandırdım.
  9. Ancak bir adım daha ileri götürüp lezzeti bir miktar daha arttırmak için çorbayı süzgeçten geçirerek başka bir tencereye aktardım; böylece çorba kıvamlı hale geldi.
  10. Çorbayı tabağa alıp bu arada incecik kıydığım kuru eti tavada bir iki çevirip çorbanın üzerine serpiştirdim. 

Of gerçekten muhteşem lezzetli oldu :)


1. ve 2. adimlar
5. adim - kapagi kapali olarak pismek üzere

6. adim


6. adim

9. adim
Servise hazir çorba


keçi peynirli ve isli etli balkabagi çorbasi