Showing posts with label zencefil. Show all posts
Showing posts with label zencefil. Show all posts

Thursday, July 2, 2015

BAHARATLI VİŞNELİ GÜLLAÇ



BAHARATLI VİŞNELİ GÜLLAÇ
Herkese merhaba!
 
Ramazan bitmeden güllaç yapmamak olmaz. Bu sefer güllacımı değişik hazırlamak istedim ve dergi, yemek kitabı ve tabii ki internet gibi çeşitli kaynaklara göz attıktan sonra bir kaç yerden ilham alarak ben yine kendime göre bir tarif oluşturdum. 

Vişneli güllaç tarifi ile sıklıkla karşılaşmış olabilirsiniz ancak ben sadece vişne ile kalmayıp güllacımı egzotik baharatlarla tatlandırdım; bunun için de aslında daha önce yayımlamış olduğum baharatlı sütlaç tarifimden yola çıktım. Pişman değilim çok güzel olmuş netekim :D

Thursday, February 19, 2015

HİNT USULÜ KARNABAHAR YEMEĞİ


HİNT USULÜ KARNABAHAR YEMEĞİ
Herkese merhaba, 

Şimdi sizlere Hindistan mutfağı esintili, bol baharatlı, bol sebzeli bir yemek tarifi vereceğim. Biz gerçekten bayıldık; tabii bu kadar zengin baharat kombinasyonu ile zaten sonuç farklı olamazdı – bu da bir gerçek :) Bu tabağın özellikle vejetaryenleri de hem tat, hem doyuruculuk açısından son derece tatmin edeceğini düşünüyorum.  İçine nohut gibi haşlanmış bakliyat ekleyerek de protein açısından zenginleştirilebilir. 

Hindistan cevizi sütünü daha önce kullanmayanlar olabilir; Hindistan ve Tay mutfaklarında bolca kullanılan bir malzeme. Büyük süpermarketlerde kolaylıkla bulunuyor. Ben bu tarifi hindistan cevizi sütü yerine süt kullanarak ve kakulesiz olarak uyguladım; aynı tat değil ama yine de enfes oldu! Bu şekilde de tavsiye ederim! 

Tuesday, January 28, 2014

KUZU İNCİKLİ PİRİNÇ ŞEHRİYESİ ÇORBASI (NOODLE SOUP)


KUZU İNCİKLİ PİRİNÇ ŞEHRİYESİ ÇORBASI 
Asya yemeklerine bayılıyorum! Asya seyahatlerimizde gördüğümüz kadarıyla en popüler olanlar en fast food formatında olanlar ve bunlar genelde şehriye/makarna ile yapılan çorba ve sulu yemek ayarındaki yemekler. Tayland’da sokakta adım başı bir tezgah görebilirsiniz ve hepsinde bu çorbalardan bulabilirsiniz. İlk gittiğimizde hiç oralı olmamıştık ancak daha sonra cesaret edip bu çorbalardan sokağın orta yerinde yedik. Şu ana dek yediklerimin en güzeli ve en ucuzuydu :) yanlış hatırlamıyorsam koca bir kaseye 3 lira ödemiştik :) 

Şimdi vereceğim tarif de cidden Tayland’da yediğim lezzette oldu. Oradaki gibi dana eti kullanarak yapmadım, kuzu incik ile yaptım ama lezzet olarak aynısını yakaladım. Kendi bulyonumu kendim yaparak bu kadar özgün bir tat yakalamayı başardığım için gerçekten çok memnunum; mutluyum gururluyum. Tarifi Flaman yemek kitabımdan uyarladım (daha da zenginleştirerek, ki bu malzemeleri de tercihe bağlı olarak belirttim)

Yapımı da son derece kolay; malzemeler de bulabileceğiniz cinsten. Panik olmasın :)

Malzemeler (4 kişilik)

4 – 5 parça haşlamalık kuzu incik
2 – 3 adet ufak ya da orta boy kuru soğan, yemeklik doğranmış
2 diş sarımsak, doğranmış
1 parmak boyutunda taze zencefil, jülyen doğranmış (kibrit boyutunda)
Kırmızı acı biber (bende olmadığı için en acısından kırmızı pul biber ile 2 adet kuru kırmızı biber kullandım)
200 gr. pirinç makarnası (bkz. Tarifle ilgili notlar)
3 kaşık soya sosu
2 kaşık balık sosu (Tarifle ilgili notlar)
4 – 5 yaprak kafir lime yaprakları, tercihe bağlı (bkz. Tarifle ilgili notlar)
6 – 7 adet havlıcan, tercihe bağlı (bkz. Tarifle ilgili notlar)
Zeytinyağı

Garnitür olarak
3 sap taze soğan, halka halka doğranmış
Taze kişniş
Misket limonu suyu

Yapılışı

  1. İlk önce haşlamalık kuzu inciğin üzerini geçecek kadar suda haşladım. Haşlama işlemini tencerede yapacaksanız haşlama anında çıkan köpükleri temizlemeniz gerekir.  Et haşlandığında etleri kenara alıp daha sonra etleri ayıklanmak üzere ılımaya bıraktım.
  2. Tencereye çok az bir zeytinyağını alıp soğanı ve sarımsağı kavurdum.
  3. Zencefili ve kuru kırmızı biberi ekleyip kavurmaya devam ettim.
  4. Et suyunu ekleyip bir taşım kaynattım.   
  5. Havlıcan ve kaffir lime yapraklarını ekleyip kısık ateşte kaynatmaya devam ettim.
  6. Et suyu kaynarken kenara almış olduğum kuzu inciğin etlerini ayıkladım. Bunları kaynayan çorbaya ekleyip kaynatmaya devam ettim.
  7. Soya sosunu ve balık sosunu ekleyip azıcık karıştırıp altını kapattım.
  8. Bu esnada pirinç makarnasını ayrıca hazırladım. Bunun için paketin üzerindeki talimatları izleyebilirsiniz. Ben şu şekilde hazırlıyorum: kullanacağım kadar pirinç makarnasını derin bir kaseye alıp üzerine kaynar su boşaltıyorum. Bir – iki dakika beklettikten sonra yumuşadığı için suyunu süzdürüyorum, kullanıma hazır hale geliyor.
  9. Servis için kaselere pirinç makarnasını paylaştırdım; üzerine tenceredeki bol malzemeli etli çorba suyundan ekledim. Taze kişniş ve taze soğan serpip servis yaptım. Bir de misket limonu sıkarak da lezzetine lezzet katmak gerek, es geçmeyin! :)

Malzemeler - kuru sogan, kuru kirmizi biber, jülyen dogranmis zencefil, havlican ve kaffir lime yapraklari

1. adim - kuzu incik - haslanmis

4. adim - kavurdugum sogan, sarimsak ve zencefile et suyunu ekledim

5. adim - Havlıcan ve kaffir lime yapraklarını ekleyip kısık ateşte kaynatmaya devam

KUZU İNCİKLİ PİRİNÇ ŞEHRİYESİ ÇORBASI 

KUZU İNCİKLİ PİRİNÇ ŞEHRİYESİ ÇORBASI - Suyuna doyulur mu?? :)))


Tarifle ilgili notlar
  • Pirinç makarnası ya da nam-ı diğer rice noodles artık bütün büyük süper marketlerde bulabileceğiniz bir ürün. 500 gr. paketlerde edinmek mümkün. Nötr bir tada sahip ancak doyurucu. Eğer daha önce denemediyseniz miktarı 200 gr. ile sınırlı tutabilirsiniz. Daha önce mutfağınızda kullanmış olduğunuz bir malzemeyse miktarı kendinize göre ayarlayabilirsiniz.
  • Balık sosu da Tayland mutfağının temellerinden. Tuz yerine kullanılan fermente balık sosu. Az miktarlarda kullanıldığında özgün Güney Asya tadı yakalamak mümkün ve tadı son derece gerekli bir malzeme. Ancak miktarda dikkatli olmak gerekiyor çünkü çok fazla eklendiğinde kolaylıkla bizim damak zevkimizden sapabilir bir tad ;) Balık sosunu da artık büyük süper marketlerde bulmak mümkün.
  • Kaffir lime yaprakları dedim ama türkçeleşmiş bir kelime var mı bunun için hiç emin değilim. Bir çeşit misket limonu ile alakalı ekşimsi hoş aromalı bir baharat. Ben Tayland seyahatimizdeyken alıp getirmiştim.
  • Havlıcan da aslında bizim Osmanlı mutfağında bilinen bir baharat sanırım. Güney Asya mutfağında da bol kullanılıyor. Aktarlarda/baharatçilarda bulabilmek mümkün. 

Tuesday, January 21, 2014

ZERDEÇALLI ZENCEFİLLİ TAVUK

ZERDEÇALLI ZENCEFİLLİ TAVUK
Uzun zamandır tavuk yemiyordum; aslında ne yalan söyleyeyim almamaya çalışıyorum. Malum; marketlerde aldığımız tavuklar antibiyotiklerle büyütülüp hiç kıpırdamadan sefil koşullarda yetiştiriliyorlar. Alternatif ne olabilir? Köy tavuğu tabii ki. Ancak bir kere yedim ve market tavuğuna alışmış olduğum için pek hazzetmedim: hem çok uzun sürede pişiyor; hem de hayvan dağda bayırda koştuğu için eti pek kaslı yani çok sert. Çiğne çiğne yumuşamıyor; lokmalar ağızda büyüyor. 

Ancak canım Hint tarzı bir tavuk yemeği de çekmiyor değildi bayadır. Ben de evimdeki zerdeçal ve zencefilimle böyle bir yemek yaptım. Pilavla da servis yapıp afiyetle mideye indirdik :) Bu arada lezzet de Hint mutfağındaki kadar zengin olmasa da son derece başarılı bir tarife imza attım. 

Malzemeler

2 adet tavuk göğsü, küp küp doğranmış
Mandalina büyüklüğünde taze zencefil, soyulmuş
1 orta boy soğan, halka halka doğranmış
2 sarımsak, soyulmuş
1 çay kaşığı zerdeçal
Yarım çay kaşığı kırmızı pul biber, en acısından
1 çay kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tuz
Bir kaç damla limon suyu
1 kaşık tereyağı ve yarım kaşık zeytinyağı
1 çay bardağı su
125 gr. krema (bkz. Tarifle ilgili notlar)

Yapılışı
  1. Zencefili önce dilimleyip sonra büyük şef bıçağımla iyice kıydım. Sarımsağı da ekleyip iyice kıymaya devam ettim.
  2. Tavaya yağı alıp ısıttım; soğanı ekleyip karamelize olana dek sürekli çevirerek kavurdum.
  3. Zencefil ve sarımsağı ekleyip kavurmaya devam ettim. Bu arada bol bol karıştırmak önemli zira zencefil ve sarımsak çok ince kıyılmış oldukları için yanmaya meğilliler.
  4. Tavukları ekleyip tavuklar beyazlayana dek kavurmaya devam ettim.
  5. Zerdeçal ve kırmızı pul biberi ekleyip kavurmaya devam ettim.
  6. Bir kaç dakika iyice kavurduktan sonra suyunu ekleyip kapağı kapalı olarak yarım saat kadar pişmeye bıraktım. En son aşamada tavuğun suyu çektiğini göreceksiniz.
  7. Tuz ve şekerle tatlandırdıktan sonra altını kapattım. Kremayı yavaşça azar azar ekleyip iyice karıştırdım.
  8. Bir kaç damla limon suyu ekleyip kapağı kapalı bir şekilde dinlenmeye aldım. Bu sayede limonun keskin tadı kayboluyor; diğer tatlarla dengesini buluyor. 

zencefil ve sarımsağı kıydım

küp küp tavuk göğsü

2. adim - soğanı kavurdum

3. adim - Zencefil ve sarımsağı ekleyip kavurmaya devam ettim

5. adim - Zerdeçal ve kırmızı pul biberi ekleyip kavurmaya devam ettim

7. adim - Kremayı ekledim

ZERDEÇALLI ZENCEFİLLİ TAVUK

ZERDEÇALLI ZENCEFİLLİ TAVUK


Tarifle ilgili notlar
  • Krema kullanmasanız da olur ancak o zaman zencefili bir miktar daha kavurmanızı öneririm.
  • Köri yok evet; gerek de yok :)

Friday, July 26, 2013

ZENCEFİL ŞERBETİ



ZENCEFİL ŞERBETİ

Şerbet yapıp tüketme fikrini seviyorum. Yaz günlerinde gerçekten çok iyi gidiyor. Kendi yaptığım şerbeti tabii ki yeğlerim; sağlıklı ve katkısız olmasını bir yana özellikle şeker miktarını kararında tuttuğumu düşünüyorum. 

Bu tarifi de kendime göre oluşturdum; bir yerden araştırma yaparak ya da ilham alarak hazırlamadım. Sonuç bence çok iyiydi; özellikle zencefilin acı tadı beni korkutuyordu ancak su, şeker ve ekşi oranını iyi ayarladığım ve uzun süre bekletmiş olduğum için zencefilin aromasını feda etmeden acısı minimuma inmiş bir şerbet yapmış oldum. İlk kez yaptığım ve misafire sunacağım için biraz çekince yaşadım açıkçası ama sofradaki herkes şerbetimi beğendiklerini söylediler. Onayı almış oldum; mutluyum gururluyum :)

Şu ana dek çok fazla ev yapımı içecek tarifi paylaştığım söylenemez ama hedefimde iki adet daha şerbet yapmak var. Onlar da önümüzdeki günlerde artık :) Mutfağı ve yararlı birşeyler denemeyi seviyorum :) Şu ana dek demirhindişerbeti ile virgin mojito tarifi paylaşmıştım. İkisi de mükemmel oldu diyebilirim. Tariflerini edinmek isterseniz üstlerine tıklamanız yeterli.